1.Obezite cerrahisi için kimler uygun aday olabilir?

Uzun süredir diyet, egzersiz yapıp, endokrin kontrolünde olup, kilo vermede başarılı olmayan ek hastalığı olan, beden kitle indeksi 35’ in üzerinde kişiler veya ek hastalığı olmayıp, beden kitle indeksi 40 üzerinde olan hastalar ameliyat için uygun olur.

2.Obezite cerrahisi olmak isteyen bir hasta nasıl bir yol izler?

Obezite ameliyatı olacak her hastaya öncelikle aşağıdaki kan testleri uygulanır.

• Açlık Kan Şekeri, Tokluk Kan Şekeri, Hba1c,

• İnsülin,

• C Peptit Düzeyi,

• Üre, Kreatinin

• Sodyum, Potasyum, Ca, Parathormonu

• Total Kolesterol, HDL ve LDL Kolesterol, Trigliserid,

• ALT, AST

• Demir, Demir Bağlama Kapasitesi, Ferritin

• Alfa Fetoprotein

• B 12 Vitamini, Folik Asit

• .FSH, LH,Östrojen ve Progesteron

• Total Bilirubin, Direkt Bilirubin

• Hemogram,

• Kanama Pıhtılaşma Zamanı, PT, APTT

• Serbet T3, T4, TSH

• Kortizol,

• HBS AG, HCV, HIV,

• Kan Grubu

• EKG

• Tüm Batın Ultrasonografisi,

• Gastroskopi

Obezite Ameliyatı Öncesi Hasta Hangi Muayeneleri Olur?

• Genel Cerrahi (Obezite cerrahi),

• Anestezi,

• Endokrinoloji,

• Psikiyatri,

• Kardiyoloji,

• Göğüs hastalıkları

Tetkikler ve muayeneler tamamlandıktan sonra obezite tedavi ekibi, Obezite cerrahı başkanlığında toplanır. Hastayı ve sonuçlarını değerlendirir. Hastanın obezite ameliyatı olup olamamasına olacaksa hangi obezite ameliyatını olacağına karar verilir.

Obezite Ameliyat Öncesi Hazırlık

• Bütün obezite ameliyatlarından önce anestezi doktorumuza sigara, alkol alışkanlıklarınızı bildirmeniz gerekmektedir.

• Ameliyat gününden 5 gün öncesinde sigaranın, 10 gün öncesinde de alkol kullanımının bırakılması ameliyat esnasında daha rahat bir ameliyat geçirmenizi sağlayacağı unutulmamalıdır.

• Ameliyat öncesi banyo yapın veya ılık bir duş alın. Bu enfeksiyon ihtimalini azaltır.

• Ameliyata hazırlık döneminde mevcut diğer hastalıklarınızı (şeker, tansiyon v.b) ve kullandığınız tüm ilaçlarınızı doktorunuza bildirin. Unutmayın ki bazı ilaçların ameliyat öncesi belli süreler kesilmesi gerekebilir.

• Varsa alerjik rahatsızlıklarınızı bildirin.

• Ameliyattan önceki yaklaşık 8 saat aç kalmanız gerekmektedir.

• Sigara kullanıyorsanız en az bir hafta önce bırakmanız önerilecektir. Bu, sağlıklı yaşam için atacağınız ilk adım olacaktır.

3.Ameliyat riskleri nelerdir?

a. Anestezi: Zamanımızın modern anestezi teknolojisi ve yeni ilaçlar sayesinde tüm hayati bulguların anlık takibi ve gerektiğinde yine anlık müdahaleler ile anestezinin riskleri neredeyse ihmal edilebilecek bir düzeye (1/20 000 – 1/ 30 000) indirilmiş durumdadır.

b.Bacaklarda Pıhtı Oluşumu ve Akciğer Embolisi: Tüm geniş serilerde % 0 – 1 oranında bildirilen pıhtı oluşumu mevcut. Düşük molekül ağırlıklı “heparin” adlı  “kan sulandırıcı” bir ilacın dikkatli biçimde kullanılması ve bacaklara direk olarak uygulanan özel “pnömotik” (havalı) basınç çorapları sayesinde bu pıhtı oluşumu riski tam anlamı ile ortadan kaldırılamasa da çok ciddi biçimde azaltılabilmektedir. Pıhtı oluşumu riskini azaltmanın en etkin yöntemlerinin başında hastaların ameliyat sonrası ilk birkaç saatte yürütülmeleri ve derhal mobilize edilmeleri gelmektedir.

c.Kaçak ve Kanama: Erken dönemde en korkulan komplikasyonlar; bu kesilme ve kapatılma hatlarından kanama ya da kaçak olmasıdır. Bunların oluşmasını engellemek adına tüm dikkat ve önlemlere karşın gene de % 1-2 oranında söz konusu olabilir bu komplikasyonlar. Önemli  olan; ameliyat sonrası erken dönemde bunlar oluştuğunda  durumu  fark etmek ve gereken düzeltici müdahaleleri yapmaktır. Ekibimiz midede oluşturulan “stapler” yani zımbalama hattını bu komplikasyonları (kanama ve kaçak) iyice minimale indirmek amacı ile “rutin” olarak elle dikmektedir. Bu yaklaşımın çok düşük oranda kanama ( % 0 ) ya da kaçak ( % 0.2 ) oranlarımız olmasında etkisinin olduğunu düşünmekteyiz. Erken kaçaklar ameliyat sonrası ilk 1-2 günde olur. Dolayısı ile tüm hastalarımız ameliyat sonrası ilk 3 gün halen hastanede yatarlarken çok yakın takip edilirler. Hastalar taburcu oldukları 3. günden sonra ise, “geç” kaçakların da derhal anlaşılabilmesi için iki konuda uyarılırlar. Nedeni belli olmayan ateş ve net bir nedene bağlanamayan ve yeni ortaya çıkan karın ağrısı bulguları bizler için dikkat edilmesi gereken bulgularıdır ve müdahale gerektirebilirler. Dolayısı ile ateş ya da karın ağrısı hisseden hastalar, ameliyat sonrası ilk 3 haftanın içinde iseler bize ulaşmaları önerilir.

d. Enfeksiyon: En yaygın türleri yara, idraryolu ve akciğer enfeksiyonlarıdır.

e.İnsizyonel Fıtıklar: Bu fıtıklar açık bariatrik cerrahi sonrası yaygın olmakla birlikte laparoskopik bariatrik cerrahi sonrası çok çok nadiren görülen komplikasyonlardır.

f.Vitamin – Mineral Eksikliği: Vitamin ve mineral eksikliği normalde çok kilolu hastalarda yaygınca görülür bu nedenle ameliyattan sonra hastalara multivitamin önerilir.

g.Saç Dökülmesi: Obezite ameliyatlarından birkaç ay sonra hızlı kilo vermeye bağlı olarak saç tellerinde incelme ve şaç dökülmesi görülebilir. Bu genellikle geçici bir problemdir. Nedeni ise vitamin yetersizliği ve yetersiz protein alımıdır.

h.Sarkma: Yüksek miktarda kilo kaybının akabinde ciltte sarkmalar ve buruşmalar olabilir. Verilen kilonun miktarı, cildin esnekliği, yaş, yapılan sporlar sarmalarının miktarını etkilemektedir.

ı.Ölüm; Laparoskopik Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) ameliyatında ölüm riski 1/1000 dir. Ölüm riskini en aza indirmek için ameliyat ekibinin profesyonel olması gerekir fakat yinede hiçbir ameliyat için ölüm riski sıfıra indirilemez.

i. Uzun Dönem Tekrar Kilo Alınması: Obezite cerrahisi sonrasında, önerilen diyet ve egzersiz programlarını da yapan bir hastada literatürlerde farklılık olmakla birlikte tekrar morbid obez olunacak düzeyde kilo alınması olasılığı % 3-4’ün altındadır. Obezite ameliyatlardan 7-8  yıl sonra geride bırakılan mide genişleyip bu durum sonuçta gıda alınımını kısıtlayıcı etkide azalma ve tekrar “bir miktar da olsa” kilo alınması ile sonuçlanabilmektedir. Geri kilo alınımını eğer tekrar morbid obezite düzeyinde olursa; böyle durumlarda revizyon cerrahilerine ihtiyac duyulmaktadır.

 

4.Ameliyat sonrası süreç nasıldır?

Obezite ameliyatları laparoskopik girişimler olduklarından dolayı hastalar aynı günün akşamı ayağa kalkabiliyorlar ve 3 gün sonra da taburcu olabiliyorlar. Ameliyatınızdan sonra kaçak testinde olumsuzluk yok ise ağızdan sıvı gıdalara başlanacaktır. Sıvı beslenmeyi takiben taburcu işlemleriniz yapılacaktır. Taburculuk sonrası dönemde beslenme ve günlük aktivitelere ait ayrıntılı bir bilgilendirilme sözlü ve yazılı olarak sağlanacaktır. Kontrol tarihleri ve bu kontrollerde yapılacak olan testler taburculuk esnasında tarafınıza bildirilecektir.

5.Ameliyat sonrası uzun dönemde neler değişir?

Bir kere hastaların tamamına yakını ciddi biçimde kilo veriyor, diyabetleri düzeliyor ve hipertansiyon geriliyor. Ayrıca dizler aşırı bir yükten kurtulduğu için toparlıyor, uyku apnesi ve bir dizi başka problem düzeliyor. Psikolojik olarak rahatlama görülüyor. Uzun dönemde gerek tüp mide ve gerekse mide by-pass’ ı ameliyatı sonrasında birleştirme ve kesilme dikilme hatlarında darlık gelişebiliyor. Bu darlılar endoskopik balon dilatasyonlar ile genişletilebiliyorlar. Çok çok nadir olarak da yeniden cerrahi müdahale gerekebiliyor bu düzeltmeler için.

Ameliyat sonrasında da çok uzun dönemde tekrar kilo almaya meyil oluşabiliyor. Burada çok önemle vurgulanması gereken şey ameliyat sonrasında hastaların tekrar morbid obez olacak düzeyde kilo alınmasından bahsetmediğimizin bilinmesi. Ancak özellikle tüp mide ameliyatından 5-10 yıl sonra tüp şekline getirilmiş mide genişleyip bu durum sonuçta biraz da olsa kilo alınması ile sonuçlanabiliyor. Böyle durumlarda tüp mide ameliyatını mide by-pass’ına çevirmek gerekebiliyor. Bir de aşırı kilo verilmesine bağlı olarak birtakım cilt sarkmaları olabiliyor ve bu durumda da estetik cerrahiler gerekebiliyor.

6.Ne kadar kilo verebilirim?

Tüp mide ameliyatı sonrası 1-2 yıllık dönemde fazla kilolarını %40-90 oranında verebilmeleri mümkündür. Kilo vermedeki başarı hastanın ameliyat sonrası diyet ve egzersiz programına uyması ile doğru orantılıdır.

7.Obezite ameliyatından önce sigara ve alkolü bırakmalı mıyım?Bütün obezite ameliyatlarından önce anestezi doktorumuza sigara-alkol alışkanlıklarınızı bildirmeniz gerekmektedir. Ameliyat gününden 5 gün öncesinde sigaranın, 15 gün öncesinde de alkol kullanımının bırakılması, ameliyat esnasında daha rahat bir ameliyat geçirmenizi sağlayacaktır.

8.Ne kadar hastanede kalırım?

Obezite ameliyatlarından sonra hastanede kalış süresi hastanın iyileşme sürecine bağlı olarak değişkenlik gösterse de genellikle hasta en az 3 gün serviste yatırılmaktadır.

9.Ne zaman banyo yapabilirim?

Obezite ameliyatlarından genellikle 5 gün sonra banyo yapabilirsiniz.

10.Vitamin – mineral- kalsiyum veya protein kullanmak zorunda mıyım?

Obezite ameliyatlarından sonra hızlı kilo vermeye bağlı olarak vitamin-mineral, kalsiyum veya protein eksikleri olabilmektedir. Bunlar rutin kontroller sırasında anlaşılmaktadır.

11.Kilo vermem ne kadar süre devam eder?

Obezite ameliyatlarından sonra kilo verme yaklaşık 1,5-2 sene kadar devam etmektedir. Bazı durumlarda hastalar fazla kilolarını bu süreç tamamlamadan verebilmekte ve kilo vermeleri daha erken dönemlerde durabilmektedir.

12.Çok ağrım olur mu?

Genellikle ameliyatın hemen sonrasında ameliyathaneden henüz çıkmadan ağrı kesiciler yapılmaktadır. Ağrı kesicilerin hastaya etki etme süresi boyunca; hastadan hastaya değişecek ağrı eşiği dozunda bir miktar ağrı olabilmektedir.

13.Ne zaman denize girebilirim?

Ameliyattan 1 ay sonra…

14.Normal yaşantıma dönmem ne kadar zaman alır?

Obezite ameliyatlarından sonra genellikle hastalarımıza 10 gün ev istirahatı önermekteyiz. Hasta 7 gün sonra masa başı çalışıyor ise işine dönebilmektedir. Yoğun fiziksel aktivite gerektiren işler için ve spora başlamak için ise en az 30 gün beklenmesi tavsiye edilir.

15.Beden kitle indeksi nedir?

Kilonuzu boyunuzun metre cinsinden karesine böldüğünüz zaman ortaya çıkan sayıdır. Vücut kitle indeksi= Ağırlık (kg)/(boyXboy) m2

Dünya sağlık teşkilatına göre VKİ nin 20-25 arasında olması“normal”, 25-30 arasında olması “obez”, 30-35 arasında olması “tip I obez” 35-40 arasında olması “tip II obez”, 40’ ın üstünde olması ise “tip III ya da morbid obezite” yani hastalık kabul edilecek düzeyde şişman olmak anlamını taşıyor. Çok nadiren de olsa VKİ’ nin 50 den hatta 60’ dan yüksek olduğu “süper obezite” durumları da gözlenebiliyor.

16.Morbit obezite cerrahisi nedir?

Morbid obeziteyi gidermek amacı ile yapılan cerrahi müdahalelerin tamamına tıpta “bariatrik cerrahi” deniliyor. Dolayısı ile hem kilo kaybında başarı, hem bu kilo kaybının uzun dönemde devam etmesi, hem şeker-tansiyon gibi ikincil rahatsızlıkların giderilmesi ve hem de yaşamı uzatmak açısından bariatrik cerrahi en etkin tedavi.

17.İntragastrik balon obezitte kullanılan bir yöntem midir?

Bu yöntem endoskopi yolu ile hastanın midesinin içine adeta bir yumruk büyüklüğünde içi metilen mavisi içeren su ile doldurulmuş balon koymak ve bu şekilde gıda alınımını kısıtlamaktır. Son derece kolay ve minimal riskleri olan bir girişimdir. Balon, altı ay ya da bir yıl içinde sonra mutlaka çıkarılmak zorunda. Bu nedenle morbid obezite cerrahisine hazırladığımız aşırı kilolu süper obezlerde ameliyat öncesinde kilo verdirebilmek amacı ile bir destek yöntem olarak kullanılıyor.

18.Tüp mide ameliyatı nasıl bir yöntemdir?

Adı üstünde yani mideyi adeta incecik, uzun bir tüpe çevirdiğimiz bir laparoskopik girişimdir. Midenin çıkış bölümü korunduğu ve sindirim sistemindeki devamlılığın aynen sağlandığı bir teknik olması, ameliyat sonrası bazı istenmeyen yan etkilerin daha az olmasını sağlıyor. Tüp mide ameliyatı son 5 yıldır ciddi biçimde gündeme gelmiş olan ve zamanımızda en çok uygulanan bariatrik prosedürlerin başında gelmektedir. Tüp mide ameliyatından 5 yıl sonra kişiler fazla kilolarının % 55’ini kaybetmiş oluyorlar. Cerrahi ölümcül risk ise mide by-pass’ ındaki gibi ve % 0.4 civarıdır. Bu yöntem kilo vermede mide by-pass’ ı ya da ona yakın düzeyde etkilidir. Bu yöntemle ilgili bilinmeyen tek konu çok uzun dönemde midede tekrar büyüme olup olmayacağıdır.

19.Ameliyat tipi nasıl belirleniyor?

Hangi hastaya hangi ameliyatın yapılacağı kararı tamamen cerrahi ekibin deneyimi ve hastaya ait bir dizi özelliklerle ilgilidir. Bu nedenle bazı hastalarda tüp mide girişimini öncelikle tercih ederken bazılarında ise ilk ameliyat opsiyonu mide by-pass’ ı olabilmekte. Bazı aşırı kilolu hastalara laparoskopik bariatrik girişim öncesinde balon uygulaması ya da özel ve kısa süreli diyetlerle az da olsa kilo verdirmeyi tercih ediyoruz.

Hastanın diyabeti yani şeker hastalığı var mı ve şeker hastalığı ileri evrelerde mi? Şeker hastalığına bağlı bazı komplikasyonlar çıkmış mı? Psikolojik bir yemek yeme sorunu var mı ve varsa ne boyutta? Hasta muayene masasına yattığında karın görüntüsü nasıl? Yağlı karın iki kenara doğru yayılıp düzleşiyor mu yoksa bombe, şiş ve yayılmayan bir karın/göbek görüntüsü mü mevcut? Deneyimli bariatrik ekipler tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak ve hastayı da her konuda bilgilendirdikten sonra aslında hasta ile de aktif bir iletişim ile ameliyat tipini seçmekteler.